
İlk parti kutularınızı boşa atmayı bırakın. Eğer daha önce bira kutusu üretimi yaptıysanız, “ısıtma sürecinin” ne kadar can sıkıcı olduğunu bilirsiniz. Anahtarı açıp ısıtıcıların istenen sıcaklığa ulaşmasını beklersiniz; ancak kaçınılmaz olarak ilk birkaç düzine kutu işe yaramaz hale gelir. Kutuların iç yüzeyi zamanında katılaşmamış olur, kapakları da sıkı kapanmaz ve böylece vardiyenin başlamasından önce kaliteli alüminyum malzemeler çöpe atılır. Bu hem zaman kaybıdır hem de para israfıdır. İşte bunu nasıl çözeceğimiz:
Doğru şekilde ısınma
Yavaş çalışan dirençli ısıtıcılar yerine kısa dalga kızılötesi lambalar kullandık. Eski ısıtıcılar, kutunun etrafındaki havayı ısıtmaya çalışır. Kızılötesi ısıtıcılar ise farklıdır; elektromanyetik radyasyon kullanarak enerjiyi doğrudan kutunun yüzeyine ileterek ısı sağlar. Tungsten filamentleri milisaniyeler içinde maksimum sıcaklığa ulaşır. Yani bu işlem anlık olarak gerçekleşir. Anahtarı açtığınızda hemen tam ısı sağlanır. İlk kutu da on bininci kutuyla aynı şekilde işlenir. Artık tahmin yapmaya veya deneme yapmaya gerek yoktur; ilk üretilen ürünlerin boşa gitmesi de olmaz.
Dezavantajlar (Çünkü hiçbir şey sihirli değildir)
Yüksek hacimli üretimde bu tür bir hız elde etmek için çok yüksek güçlü lambalar ve belirli dalga boylarında lambalar kullanılır. Bu sayede kaplama malzemesi neredeyse anında kimyasal olarak birbirine bağlanır. Ancak bir dezavantajı var: Bu kadar yüksek gücü küçük bir alana sıkıştırdığınızda ortam çok ısınır. Eğer soğutma fanları veya havalandırma sistemleri yeterli değilse, termal koruma sistemleri devreye girer veya yakındaki sensörler zarar görür. Dolayısıyla havalandırma sisteminin üretilen ısıya yetebilmesi gerekiyor.
Uygulama
İyi haber şu ki bu lambalar kolayca yerine takılabilir. Kuvars kaplamalar kullanıyoruz çünkü bunlar hızlı bir şekilde açılıp kapatılmasına rağmen kırılmazlar. Bir uyarı: Bu lambaları bağlarken kontrol cihazlarınıza dikkat edin. Kızılötesi ısıtıcılar eski tip ısıtıcılardan çok daha hızlı tepki verir; bu yüzden kontrol cihazlarının da bu hıza ayak uydurabilecek kadar hızlı olması gerekir. Her şey ayarlandığında tüm sabahınız değişir. “Isınma ve bekleme” işlemine son verip doğrudan üretime başlayabilirsiniz. Güç açılır, üretim başlar… İşte bu kadar.